Sunday, May 20th

Last update08:41:35 PM GMT

You are here:: YAZI-MAKALE Teşekkürler Hayat

Teşekkürler Hayat

e-Posta Yazdır PDF

“Ömür” dediğin, doğumla ölüm arasındaki yolculuk. Bir bilinmezden gelip, bilinmeyen bir bilinmeze dönüş serüveni bir bakıma. Bildiklerim devede kulak; cevabını veremediklerim derya deniz.  Değiştirilemeyen tek gerçeklik ise, ister alim ol, ister kör cahil ve de nasıl yaşarsan yaşa, bu dünyadaki misafirliğin gün sayılarına sığacak kadar az olması.  “Doğum, 9 aylık bir yaşamın sonu; başka bir sona atılan ilk adım hatta. En büyük kopuşun adına “doğmak” deniyorsa; - Ki, tek başınalığın ya da bağımsızlığın da ilk adımı bu - yani anne ile göbek bağının kesilmesine dayanabiliyorsa insan, hangi acıya, hangi ayrılığa, hangi yoksunluğa dayanamaz ki?  O zaman neden korkuyoruz hayattan ve yaşamaktan?!

Yaşamın kaskatı sonlu olma gerçeği bilinirken, yaşamsal gereksinimlerin dışındaki mal, mülk, para gibi araçların neden esiri olur insan. Ya da verdikçe arsızlaşan ve daha çok da makam, mevki, başkalarından üstün olma duyguları ile beslenen egonun sesine neden tıkanmaz kulaklar.  İnsan onurunu rencide eden ve insanca yaşamanın önünde set oluşturan akla ziyan adetlerin sürdürülmesi, kök salmak adına gelecek nesillere aktarılıyor çoğunlukla. Çünkü kopamıyorlar yaşadıkları yerlerden.  Yeni başlamalara cesaret edemiyor, tutunamayacaklarından korkuyorlar. Üstelik “Ben olmazsam ardımdakiler ayakta duramaz, yaşam mücadelesi veremez, hasretime dayanamaz” gibi bahanelere önce kendileri inanıp sonra da birlikte oldukları insanları inandırıyorlar.  Mutlu bir hayat için illa da uçup konmak şart değil tabiî ki.  Sahip oldukları ile mutluluğu yakalayanlara sözüm yok.  Ama bir yanda cehennem hayatı yaşayıp, diğer yandan değişme ve değiştirme olanağı olduğu halde, zincirlerini koparamayan ve yaşam koşullarına “kader” diyerek yetinenlere sözüm

Kök salmak bana göre değil.  Var eden kuvvet kök salmamı isteseydi, bir ceviz ağacı yapardı beni Gülhane Parkında. Ceviz ağacı demem lafın gelişi.  İlla da kök salmamız gerekseydi, İnsan ormanında her birimiz farklı bir ağaç olurduk demeye çalışıyorum.  Kök salmaktan kastım, insanların Atalarını, gelmişini-geçmişini, köklerini unutması, yok sayması değil. Buna zaten olanak da yok. Çünkü köklerle yürek telleri arasındaki görünmez manevi bağ, daha ana rahmindeyken kenetleşiyor. Keza korku, sevgi, kin ve nefret gibi tohumlarının atıldığı yer de burası.  Ki, anne karnında atılan o tohumlar, hayat yolumuzun yön gösteren okları da oluyor çoğunlukla. Tamam, sadece genler değil, doğduğun aile, çevre ve yaşam koşulları, eğitim gibi birçok etken rol oynuyor hayat yolu seçiminde. Ama yine de, kaderimizi kararlarımızın belirlediği yadsınamaz. Bilimsel olarak da kanıtlandı ki, bu tohumlardan hangisini sularsak onlar çiçekler açıyor hayat yolumuzda.

Evet, kök salmak bana göre değil.  Bağ dediğin yürekler arasında olmalı. Sevda tutkum, sevgi ışığım oldu hep.  İçimdeki kin, nefret, korku, kıskançlık ve kibir gibi tohumların yeşermesine hiç izin vermedim.  Hayat yolunda, düşüp-kalkmaktan, uçup-konmaktan, sonunda acı çekerim korkusuyla sevmekten, aşka düşmekten de hiç korkmadım. Dünya bir yanda, sevdiğim öbür yanda tek oldu hep.  Kimsenin aklından “Mutlu azınlık” falan diye geçmesin.  Anıra-anıra ağladığım da oldu, kahkahalarla güldüğüm de.  Gözümden kan da damladı, sevinç gözyaşları da.  Varlığı da yaşadım, bir gecede iflas etmeyi de (5 Nisan kararları. Dolar bir gecede 8 bin liradan 42 bin liraya fırlamış ve 38 bin lirada sabitlenmişti). Sabah olmayan gecelerim de oldu, sabah olmasını istemediğim, ruhumun bedenimden uçup gittiği gecelerim de.   Hep hayallerim oldu; çoğu gerçekleşmedi.  Ne gam?  Hani “Senin hayallerin bile bana yetişemez” sözünü kanıtlarcasına, hayat bana hayalini kurmadığım öyle gerçekler yaşattı ki, hayallerim bu gerçeklere dar geldi.  Bazen çağlayan oldum, bazen sakin bir liman.

Sevginin hızla yok olduğu, kin, nefret ve öfkenin, bunca savaş, acı ve korkunun, bunca kibir ve cehaletin ve de güce tapanların kol gezdiği dünyada hala sevgiyi yaşatıyorsam ve yaşayabiliyorsam, içimdeki sevgi tohumlarını sulayıp çiçek açmalarına izin verdiğimdendir.  En önemlisi de, hayat yoluma güzel insanların çıkmasındandır. Teşekkürler hayat! Onları karşıma çıkardığın için.  Teşekkürler hayat! Düşünü kurmadığım gerçekleri de yaşattığın için.

 

Yüksel Erdoğru


Yorumlar  

 
0 #17 2011-06-10 19:16
COK GÜZELLL KUTLUYORUM SİZİ YÜKSEL HANIMM
Alıntı
 
 
0 #16 2010-10-05 00:04
:-) çok güzel anlatılmışşş,hepsi yaşanmış gerçekler sanırım...yüreğinize sağlık...
Alıntı
 
 
0 #15 2010-09-28 01:26
Ben cocukken,Kadikoyde ilk okul talebesi iken(Mustafa Kemal Pasa Ilk Okulu)1947-52 seneleri arasi...bayramlarda o zaman koskoca bir alan olarak ,yarisi cimen,yarisi toz toprak yer olarak..buralarda panayirlar kurulur ve basit eglenceler temin edilirdi. Cadirlardaki ozel marifetler sunanlardan tutunda...ta ipte yuruyen cambaza ve atlara binenlerden ..kayik salincaklarina kadar...bu arada birazda milleti kurnazca tufaya dusurup de kisa yoldan para kazananlara kadar. Bu son cumleyi kotu bir maksatla kurmadim: Bellidir ki ustu basi duzgun olmayan bu tasrali kisiler o gun biraz para kazanmak maksadiyla masalarini kurmuslar ve ellerindeki uzun zinciri masanin uzerine oyle bir done done oturtmuslardi ki...musteriden istenen sey...bu zincirin ortasini bulmakti. B u isi de ya parmaginizi ortasi olduguna inandiginiz delige sokardiniz...veya elinize verilen bir cubuk ile bunu gosterirdiniz. Eger bulmussaniz,adam zinciri cekerek kaldirdiginda o zincirin govdesi,yani merkezi parmaginiza takili kalirdi. Iste o zaman kazanmistiniz. Verdiginiz paranin iki veya uc mislini adam size verirdi. Ama ..tabii umumiyetle bu merkezi size kolay kolay buldurtturmazdi....yoksa ac donecekti evine...
Iste bende yukardaki bu mukemmel bir uslup ile anlatilan bu hayat tablosunda o zincirin merkezini aradim ve buldum.....cok mutluyum....bu mutlulugum paraya tahvil edilemez....!!
Yuksel hanimi cidden icden tebrik ediyorum...
Fark ettigim bir sey var...o da Turkceye yerlesmis olan yeni terimler ile ifade seklinin bana yabanci olmasi. Nedense ben eski terimlere ve uslub sekline sadik kalmayi tercih ediyorum.
Eski cumle yapilarinda ve lugatlarinda daha bir agirlik ve renklilik bulabiliyorum....
Alıntı
 
 
0 #14 2010-08-16 20:10
göçmen kuşların kanatlarında gelen baharın habercisi bir cemre ruhunda yazılmış bir mükemmel yazı. hazırlanışı bakımından kelimeler sanki yazan ruhla arkadaş olmuş. diger bir yandan deniz dalgalarına meydan okuyan yunus balıkları gibi hayaller ve düşünceler özgürce anlatılmış. bir ressamın deger biçilemeyen bir resim tablosu gibi ruhun güzelliğini yansıtıyor. tebrikler yüksel hanım saygılarımla
Alıntı
 
 
0 #13 2010-08-16 16:39
Hayatta zor işler, kolay işler var,

Bunları ayıran insan olmak zor.
Bilgiçlik taslamak, konuşmak kolay,
Az ve öz konuşup susan olmak zor.
Akıl vermek kolay, iş bozmak kolay,
Bozuğu onaran insan olmak zor.

Niyet etmek kolay, başlamak kolay,
Bir işi bitiren insan olmak zor.
Alıntı
 
 
0 #12 2010-08-15 20:11
Canım Yüksel'ciğim;tesadüf diye bi şeyin olmadığını kendimi farkettiğim günden beri öğrenmeye başladım.Tesadüfler hazırlanmış zamanlardır.Eş zamanlıklar la bir araya geleceğiz.Zihniniz her daim berrak,kaleminiz su gibi aksın,sevgiyle sarılıyorum size.
Alıntı
 
 
0 #11 2010-07-12 22:18
Merhaba Yüksel Hanim,
Bu güzel yazinizdan dolayi sizi kutluyorum,gercekler i bizlere o kadar güzel anlatiyorsunuz ki size nekadar tesekkür etsem azdir,yazilarinizin devamini bekliyorum,calismala rinizda basarilarinizin devamini diliyorum.
Sevgi ve Saygilarimla
Alıntı
 
 
0 #10 2010-07-07 01:14
BEN BAHCEMDEKI HERSEYI SULADIM...TAM BIR ORMAN OLDU...SIMDI DE ICINDE HAPIS OLDUM.COK RAHATIM. tAM BIR ORMAN INSANI GIBI YASIYORUM.....COK MESUTUM...NE GECMISTEN BIR SEY BEKLEDIM...NE DE GELECEGE BIR SEY VERDIM....TABIAT ANAYI COK SEVIYORUM...GERISI HEP BOS!! TABIAT ANAYA DONECEGIM GUNU BEKLIYORUM MUTLULUKLA!!
Alıntı
 
 
0 #9 2010-07-06 16:37
"Tecrübe yaşla değil yaşanarak kazanılır ..Yaş ise Armutu olgunlaştırır." Sözü ne kadar duğru ise Sevgili Yüksel Hanımefendi, Hayatla ilgili tespit ve değerlendirmeleriniz de o kadar isabetli ve gerçekci buldum.Hayat yolumda sizin gibi sevgi dolu ve asil bir insanın karşıma çıkması da beni gerçekten son derece mutlu etmiştir..Sağolun, o güzel ve güçlü kaleminize sağlıklar diliyorum..
Sevghi dolu saygılarımla..
Alıntı
 
 
0 #8 2010-07-05 15:43
hayata farklı bi pencereden bakıp onu çok güzel betimlemişsiniz ellerinize yüreğinize sağlık
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile