Sunday, May 20th

Last update08:41:35 PM GMT

You are here:: YAZI-MAKALE İçeridekilere Selam, Sineye Çekmeye Devam...

İçeridekilere Selam, Sineye Çekmeye Devam...

e-Posta Yazdır PDF
ADD'nin Daveti aynen şöyle: "Cumhuriyet Devrimimiz ve Atatürk ilkeleri doğrultusunda ülkemizin ve ulusumuzun aydınlık geleceği için tüm Demokratik Kitle Örgütlerini, Sendikaları, Meslek Odalarını, Üniversiteleri ve tüm Yurttaşlarımızı; Sosyal Hukuk Devletimize, Demokratik Laik Cumhuriyetimize, Üniter Yapımıza ve Tam Bağımsızlığımıza salip çıkmaya çağırıyoruz. Bu ülke hepimizin.  Bu vatan hepimizin.  Bu Cumhuriyet hepimizin. Gelecek hepimizin... Düzenleme Kurulu adına Suay KARAMAN İki yıl aradan sonra ADD, basın açıklaması ile Cumhuriyet Mitinglerine yeniden başlanacağını duyurdu.  Ülkenin içinde bulunduğu durum ve Ergenekon soruşturması adı altında yapılan hukuksuzluklar özetledikten sonra, mitingin amacının; 1. Sosyal Hukuk Devletimize, 2. Demokratik Laik Cumhuriyetimize, 3. Üniter yapımıza ve 4. Tam bağımsızlığımıza sahip çıkmak olduğu belirtildi. Ve Cumhuriyetten yana olan tüm siyasi partileri, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini, cumhuriyet'i savunan tüm vatandaşlarımızı birlikte hareket etmeye çağırıyoruz denildi.  ADD çağrı yaparken yine yuvarlak soyut kavramlar kullandı.  Prof. Dr. Sina Aksin kürsüye çıkınca "Cumhuriyet mitinglerinin Ergenekon soruşturmasına bir tepki" olduğunu söylemiş olsa da, önceden, yani miting için yapılan çağrıda, diğer nedenlerin sıralamasına Ergenekon maddesi konulmadı.  Diğer bir husus ise, mitinge çağrılan Atatürk Cumhuriyeti'nden yana olan siyasi partiler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri hangileridir? Kimlerdir?  Sahi sayısını bilmediğimiz kadar çok olan siyasi partilerin, sendikaların, demokratik sivil toplum kuruluşlarının hangileri Cumhuriyet'ten yanadır? Hangileri değildir? Bilen varsa beri gelsin.  Halbuki davet dek-tek yapılsaydı, katılıp-katılmayacaklarını bildirmelerine göre kamuoyu önünde deşifre olmaları, ak koyunun-kara koyunun ortaya çıkarılması mümkün olabilirdi. 12. dalga denilen operasyonunda gözaltına alınan, tutuklanan, evi arananlar, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Çağdaş Eğitim Vakfı, Atatürkçü Düşünce Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri veya üyeleridir.  Dikkat edilirse bu kişilerin hepsi ya 2007 Cumhuriyet mitingini düzenleyen, ya organizasyonda yer alan ya da Cumhuriyet Mitinglerinin hızlı takipçisi olan sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, gazeteci ve rektörlerdir.  12. dalga operasyonu ile topluma "örgütlü olarak demokratik tepki gösterirseniz sizin de başınıza gelecek budur" mesajı verilmiş ve halk sindirilmeye çalışılmıştır.

İki yıl önce Tandoğan mitingine katılan bir milyondan fazla kişinin,  yüz otuz binlere kadar düşmesine Sayın Suay Karaman'ın vurguladığı gibi ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik kriz ne kadar etkili olmuştur bilemem.  Ama bugün Türk milletinin yüreğinde ölümsüzleşen büyük insan Türkan Saylan'ın cenaze törenine yurdun dört bir köşesinden on binlerce insanın katıldığını görünce, Cumhuriyet mitingindeki  katılımda ekonomik koşulların pek de rol oynamadığını söylemek yanlış olmaz sanırım.  Keza, Prof. Dr. Sayın Sina Aksin'in  kürsüde "Cumhuriyet mitinginin Ergenekon soruşturmasına bir tepki olduğunu söylemesi; birçokları sandı ki bu Ergenekon meselesinden korktuk, vazgeçtik. Atatürk devrimi lüks değildir, bir hoşluk değildir. Bu bir hayat meselesi" söylemini dinleyince, "iyi de mitingi organize eden sizlersiniz; mitingin ‘Ergenekon soruşturmalarına tepki eylemi' olarak yapılacağını neden duyurmadınız?  diye sormak geçiyor insanın aklından.  Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin, Emekli Subaylar Derneği'nin, Tema Vakfı'nın resmen katılmama kararı alarak şubelerine duyurmalarını nasıl açıklayacağız?   2007 Cumhuriyet mitinglerine katıldıkları halde, 17 Mayıs 2009 Tandoğan mitingine katılmayanların neden katılmadıklarını bilmiyoruz.  Katılmayacaklarını resmen duyuranların ise, açıklama yapmadıkları için gerekçelerini bilmiyoruz. "Yol arkadaşlarının başına gelenler, kendi başlarına da gelmesin diye korktular / sindiler" mi? diyeceğiz.  "Emekli subaylar, Cumhuriyet'i savunmaktan vazgeçtiler" mi? diyeceğiz.  Yoksa somut bir eylem planı olmayan Cumhuriyet Mitinglerinin derde deva olmadığına mı yoracağız? 17 Mayıs Tandoğan mitinginin 2007 mitinglerinin kesin devamı olduğu, hukuk ayaklar altına alınarak susturulan aydınlarımızın, birkaç yüz kişiyle sınırlı olmadığını göstermek / ispatlamak için daha bir birlik ve beraberlik içinde milyonlar olarak bir araya gelmemiz gerektiği vurgulansa sonuç daha mı farklı olurdu acaba?.  Hrant Dink için bile, hepimiz Hrant Dink'iz diye bağırmayı başardık da, tam bağımsız Türkiye için, laik Atatürk Cumhuriyeti için mücadele eden, özgürlükleri ellerinden alınan, susturulan aydınlarımız için milyonlar olup akamadıktan, tek bilek-tek yürek olup "Hepimiz Ergenekoncuyuz; hadi bizi de içeriye alın" diye haykırmaktan korktuktan sonra neden toplanıyoruz ki o meydanlarda? 17 Mayıs Tandoğan mitinginin en büyük özelliği, ileriye dönük yüreğimizde umutların tomurcuklanmasına nedene olmasıdır. Çünkü mitinge genç katılımcılar damgasını vurmuştur. 22 Üniversitenin öğrenci Konseyinin mitinge katılmasının yanı sıra, Türkiye Gençlik Birliği en büyük katılım gerçekleştiren kitle örgütü olmuştur.  Başta Samanyolu Televizyonu ve Zaman gazetesi olmak üzer AKP yandaşı olan basının 15-20 gün boyunca "mitinge katılanlar tek-tek kamerayla tespit edilecek ve haklarında dava açılacak", "Ergenekoncuların mitingine katılanların ceza almaları kaçınılmazdır" şeklinde korkutma ve sindirme propagandalarına karşın 130 bin yurt sever bir araya gelmiştir.  İnadına "Yargıya uzanan eller kırılsın", "Ya istiklal ya ölüm", "Tayyip arama, bir numara burada", "Ergenekon yalanı, Amerikan planı" gibi pankartlarla bireysel tepkilerini göstermekten çekinmemişlerdir. Gerek taşınan pankartlar, gerekse atılan sloganlar katılımcıların çoğunluğunun Ergenekon soruşturmalarına tepki göstermek için oraya geldiğini göstermiştir. Mustafa Kemal Atatürk, "Milleti kurtaracak olan yine milletin azim ve iradesidir" demiştir.  Bu millet yarının bağımsız ve aydınlık Türkiye'sini yaratmak ve yaşatmak için gerekli azim ve iradeyi mutlaka gösterecektir.  Yürüyüşe Diyarbakır'dan Anıtkabir'e doğru mu çıkar, İzmir'den TBMM'ine doğru mu başlar, artık orasını bilemem. Yüksel Erdoğru 19 Mayıs 2009

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile