
UNESCO, Türkiye'nin de içinde bulunduğu 191 Devletin üye olduğu Birleşmiş Milletlerin özel bir kurumu. Eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki amaçlarını kendisine üye olan her devletteki milli komisyonlarla gerçekleştirir. UNESCO, 2009 yılını "Darwin Yılı" ilan etmiştir. Bu Türkiye de dahil bütün devletlerin ortak kararı demektir
Kararın gerekçesi nedir?
Darwin'in doğumunun 200. yılı olması.
Bu yeterli bir gerekçe midir?
Tabii ki hayır.
O zaman bütün devletler bu karara neden imza atmıştır?
Çünkü: Darwin'in "Türlerin Kökeni" adlı eserinin yayımlanmasının 150. yılıdır.
Çünkü: Darwin'in orijinal teorilerinin modern evrimsel biyolojinin temelini oluşturduğu kabil edilmektedir.
Çünkü: Darwin'in ta 1859 yılında yayınladığı "Türlerin Kökeni" isimli kitabında ileri sürdüğü, "Canlıların kuşaklar boyu devam eden bir süreç içinde değişime ve doğal ayıklanmaya uğrayacağı, sadece çevreye uyabilenlerin türünü sürdürebileceği" kuramının bilim dünyası tarafından kabul görmüş olmasındandır.

Kuramlar, çok sayıda doğal gözlemi birbirine bağlayan bir gerçekler ve açıklamalar bütünüdür. Görecelilik kuramı, kuantum kuramı gibi Evrim Kuramı da günümüz bilim çevrelerinde yaygın olarak kabul gören kavram ve açıklamalardır. Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de bilimsel çalışmalarda bilime temel olan bu kurallar ve yasalardan yararlanılmaktadır. Hal böyle iken, AKP hükümetinin "Kuramıma dokunanı kuruturum" deyip, bilimin bilinmesine, bilimin ilerlemesine yasak koyması nedendir?
AKP hükümeti, ABD'nin BOP projesindeki taşeronluğuna devam etmektedir. Amerika'nın amacı Türkiye Cumhuriyetini parçalayıp, bölüm, yok etmektir. Bu amacına ulaşabilmek için, önce ulusumuzu ümmet haline getirilip yeni bir Ilımlı İslam Devletinin kurulmasını öngörmektedir. RTE'ı da, amacına ulaşmak için; eğitimini İmam Hatip rahlelerinde almış. Sorma, sorgulama, düşünme ve akıl yürütmenin günah olduğu belletilmiş. Bildiği şeyler, bilmediği dilde ezberletilmiş (onun için de ezberi çok kuvvetli). Ümmet kültürü ile yetişmiş ve "Kul" olduğu beynine kazınmış. Birey olmanın erdemini ve özgürlüğünü hiç tatmamış. 16 yıl top peşinde koşmuş. Daha 15 yaşındayken 1000 lira transfer parası ile Camialtı Spor Kulübünde oynamaya başlamış ve paranın da tadını almış. Ve de hırslı! Olması nedeniyle ülkenin başına getirmişlerdir. O da biad etmekte ve verilen görevi, adım-adım hayata geçirmektedir. 6.5 yıldır yaptıkları, yapacaklarının delilidir. Ama son olay sadece bilim adamlarının değil, Tüm Türkiye'nin yüzünü kızartmıştır. Tüm dünya milletlerinin tepkisine nedene olmuştur. Tübitak Bilim ve Teknik Dergisinin Yayın Yönetmeni ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dr. Çiğdem Atakuman'dır. Dünyanın en önemli bilim kurumları Darwin'i çeşitli aktivitelerle anmakta, her gün en prestijli dergilerde yazılar yayınlanmaktadır. Bu bağlamda Bilim ve Teknik Dergisinin 2009 Mart sayısının ön kapağına Darwin konulmuş ve basılmıştır. Ancak, Dr. Çiğdem Atakuman, Tübitak Başkan Yardımcısı Prof.Dr.Ömer Cebeci tarafından hem görevinden alınmış hem de Derginin kapağı "Küresel iklim Değişikliği" olarak değiştirilmiştir
Bilim ancak özgür ortamda yapılırsa meyve verir. Onun için de, dinden, siyasetten, geleneksel zihniyetin baskısından ve etnik koşullanmalardan bağımsız ortamlarda yapılması şarttır. Bilim dünyasında geçerli kabul edilen bir kuramı, RTE iktidarı, idari bir kararla yok saymıştır. Dini yine siyasete alet etmiştir. Ilımlı İslam'a "şimdilik seni kapıdan sokamıyorum; bacadan gir" demiştir. Bir yandan da, ilimle-bilimle uğraşan insanlara "benim kuramım, ya benden olursun, ya aç kalırsın! ; dünya görüşlerimiz uymazsa, seni de on binlerce işsizler, aşsızlar içine atarım" gözdağını vermektedir. Bunlar bilim ve kültür adına utanç verici davranışlardır. Tarih asırlardır onur ve gururları ile yaşayan liderler kadar, lanetle anılan liderlerle de doludur.
Yüksel Erdoğru