Dil, din, ırk ayırımı yapmıyor. Yaşlı-genç, erkek, kadın, çocuk demiyor. O öyle bir seri katil ki, tüm insanlığı öldürmek, yok etmek istiyor. Çağımızın vebası da denilen kanserden söz ediyorum. Davetsiz kalıcı misafir. Vücudumuzda nereyi beğenirse oradaki hücreye yerleşiyor ve kontrolsüz şekilde canlının zararına çoğalmaya başlıyor. Anormal şekilde çoğalan bu hücreler bulundukları yerdeki doku ve organları işgal edip çalışamaz hale getiriyor. Hatta bazıları daha uzaktaki bölgelere sıçrayarak oradaki organları da görev yapamaz hale getiriyor. Bulunduğu bölgeye göre büyüme, yayılma hızı ve hücrelerin katı tümör haline dönüşmesi farklılıklar gösterdiği için, erken tanı (teşhis) konulması hayati önem taşıyor.
“Davetsiz misafir” demem çok da doğru değil sanırım. Çünkü yapılan araştırmalar çevre koşullarının, yaşam ve beslenme tarzının %50-60 oranında kanserin oluşmasında etkili olduğunu gösteriyor. Hava kirliliği, sigara ve alkol kullanma, güneş ve röntgen ışınlarına maruz kalma, mesleki nedenlerle asbest,deterjan, katran gibi kimyasal maddelerle temas, yeterli ve dengeli beslenmeme ve hareketsizlik gibi faktörler kansere davetiye çıkarıyor. Sık görülmesi ve öldürücü olması yönünden halkın kanser konusunda bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi çok önemli. Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu’nun önerisi ile, 1956 yılından beri Nisan ayının ilk haftası ülkemizde “Kanser Savaş Haftası” olarak kabul edilmiş. Hem hastalıktan korunma, hem de sinsi olan bu hastalığın erken teşhisi için nelerin yapılması konusunda halkı uyarmakta. Kanser, tüm dünyanın sağlık sorunu. Uluslararası Kanser Savaş Örgütü’nün (UICC) 102’i ülkede 322’den fazla üyesi var. Üyelerden biri de, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu (TKASK). UICC’nin 2000 yılından beri 4 Şubat “Dünya Kanser Günü” etkinliklerinde bulunuyor. Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu da 3 yıldan beri “Sigaranı Söndür, Yüzümü Güldür”, “Yarın için Bugün Hemen Harekete geçin”, “Doğru Besin Bol Hareketle Gülümse Geleceğine” gibi o senenin sloganını belirleyip, çeşitli konferanslar, paneller düzenleyip, afişler ve broşürlerle kanser konusunda halkı bilinçlendirip kanserden korunma yollarını, erken teşhisin önemini anlatmaya çalışıyor.
Dünyada her yıl 11 milyon, Türkiye’de ise 150 bin kişi kansere yakalanıyor. Ülkemizde ölümcül hastalıklar sıralamasında, kalp ve damar hastalıklarından sonra kanser ikinci sırada yer alıyor. Kadınlarda en yaygın görülen meme kanseri; ikinci sırada ise Rahim ağzı kanseri görülüyor. Dünyada yılda 500 bin kadında rahim ağzı kanseri oluşuyor ve bunların 270’i ölüyor. Kanseri yapan HPV virüsünü keşfeden Alman Harald Zur Hausen; ve 25 milyon insanın ölümüne neden olan AIDS hastalığını yapan HIV virüsünü keşfeden Fransız Francoise Barre –Sinoussi ve Luc Montaqnier 2008 yılı Nobel Tıp Ödülü ile ödüllendirildiler Bu yıl Dünya Kanser Günü’nun ana teması “Doğru Besin Bol Hareketle Gülümse Geleceğine” olarak belirlenmiş. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, dünyada 1.6 milyar yetişkinin aşırı kilolu ve bunların en az 400 milyonunun şişman olduğu saptanmış. Tahminlere göre 2015 yılına kadar bu sayının 2.3 milyarı bulacağı ve bunların 700 milyonunun da şişman olacağı tahmin ediliyor. Dünya genelinde yapılan araştırmalar tüm kanserlerin %30’unun kilolu insanlarda rastlanması sonucu, aşırı şişmanlığın kansere yakalanma riskini arttırdığı olasılığı üzerinde duruluyor. Ülkemizdeki şişmanlık ise, yetişkinlerde % 18-25, çocuklarda %4-9 oranında. Çocukluk çağında kazandırılacak doğru beslenme ve fiziksel aktivitelerin, vücuttaki enerji dengesini sağlayarak, ileri yaşlarda oluşabilecek kanser olasılığını azaltacağı tahmin ediliyor. Kanser, tedavisi olmayan bir hastalık değil; iş ki geç kalınmış olmasın ve insanların o ağır tedavi masraflarının altından kalkacak gücü olsun. Pek çok kanserli hasta var ülkemizde. Derneklerin, vakıfların bu hastaların hepsi ile ilgilenmesi mümkün değil. Mesela Lösev, çocuklara, gençlere destek olmak için büyük bir özveri ile çalışıyor. Buralarda gönüllü çalışmalar yapılabilir. Ya da Deniz Fenerine bağış yapıncaya kadar, Lösev, Kanser Vakfı veya Meme Kanseri Vakfına bağışlanabilir. Keza, çelenk göndermemiz gereken yerlere, bu kurumlar aracılığı ile mesajımızın iletilmesini sağlayabiliriz. Bu suretle hem çiçeklerin dalından koparılmamasını sağlar, hem de kanserle mücadele eden bu kurumlara katkıda bulunmuş oluruz. Yüksel Erdoğru 4 Şubat 2009
4 Şubat Dünya Kanser Günü


Yaşamın Renkleri
Yayın Saati: 8 Kasım Pazartesi 14:00



