Amerika Birleşik Devletleri’nin 44 üncü ve ilk siyahi Başkanı Barack H. Obama'nın yemin ederek göreve başladığını tüm dünya ile birlikte televizyon kanallarında izledim. Milyonları hayran bırakan Obama'nın tarihi yemin töreni konuşmasını 27 yaşındaki Jon Favreau adında bir genç yazmış. Favreau, Obama'nın ön fikrini aldıktan sonra, son iki aydır her gün Strabucks'a giderek günde 16 saat çalışmış. Bazı geceler saat 03.00'e kadar metin yazmayı sürdürmüş. Bir grup asistanı da, diğer başkanların ilk ve diğer kilit konuşmalarını ve ülkenin tarihi olaylarını inceleyip kendisine yardımcı olmuş. Kasım ayında başlayan bu çalışma metninin müsveddesi, Obama ile Favreau arasında 4-5 kez gidip döndükten sonra, konuşma son şeklini almış. Obama'nın "aklımı okuyor" dediği Favreau, ABD tarihine, başkanlık konuşmasını yazan en genç insan olarak geçecektir.
“Bunlar basına intikal ettiği için herkezce bilinen şeyler; "yüksek ökçeli pabuçlar" la ne alakası var?" dediğinizi duyar gibiyim. Ya basın atladı, ya yazmaya değer bulunmadı, ya da ben basını okurken atladım. Ama ekranda gözümle görüp kulağımla duydum: Barack Obama yemin ederek başkanlık görevine başlamak için, halkın karşısına çıktığında yanında karısı Michelle Robinson ve iki kızı da vardı. Tören alanını dolduran bir milyonun üzerindeki kişi onları çılgınca alkışlıyordu. Yönetim ilkelerini, ekonomik krizle mücadele yöntemlerini, iç ve uluslararası politikalarını uzun uzun anlatırken, sadece ülke halkına değil, tüm dünyaya mesajlar veriyordu Obama. "Kendimizi toparlamalıyız; bizleri zorluklar bekliyor. Ancak bunları aşacağız" derken, hem inanan, hem de karşısındaki topluluğu inandıran dik duruşuyla da yine büyük alkış aldı. Halk yaptığı tezahüratla, alkışlarla Obama'nın gitmesine izin vermiyordu. Ama Obama, eşini göstererek "Ben ne yapıyorsam, aynısını o da yapıyor. Ancak onun ayaklarında yüksek ökçeli pabuçlar var. İzin verirseniz, odamıza çekilip istirahat edelim" dedi. Konuşma metninde bunlar da yazılımıydı? Yoksa Obama o anda gerek gördüğü için mi söyledi? Bilmiyorum.
Tamam bu bir detay. Ama bana göre altı çizilmesi gereken bir detay. Çünkü ben, Belediye Başkanlığına aday gösterdiği bir kişiye "telefonunu 24 saat açık tutacaksın; karına da söyle o da bu tempoya alıştırsın kendini, memlekete hizmet böyle yapılır" diyerek, hem başkan adayına, hem onun karısına hakaret edebilen bir kişinin Başbakan'lık yaptığı bir ülkede yaşıyorum. O Belediye Başkan adayının ve karısının bu diskur çekmeyi hakaret değil de, iltifat olarak kabul edip yola devam ettiği bir ülkede yaşıyorum. Bu nedenle Obama'nın karısının şahsında dünya kadınlarına mesaj verdiğini düşünüyorum. Eşi için, “Benim yaptığımın aynısını o da yapıyor” diyerek kadın ve erkeğin eşit ve eşit haklara sahip olduğunu vurguluyor. Kadınların, dişiliğin simgelerinden biri olan yüksek ökçeli pabuç giymelerinin, ülke ve dünyayı ilgilendiren konularda erkeklerle yan-yana aktif rol almalarına mani olmayacağına, karısının yapabildiğini örnek gösteriyor . Erkeklerin yaptığı her işi kadınların da yapabilir olmasının, onların fiziki gücünün erkeklerle eşit olmadığına, onları erkekleştirmediğine erkeklerin dikkatini çekiyor. Dahası, bütün dünyayı ilgilendiren bir konunun yoğunluğu içindeyken bile, eşini düşündüğünü zarif bir şekilde dünyaya gösteriyor.
Ülkemizde, erkeklerle eşit işe eşit ücret isteyen; hak ve özgürlükler adına uğraş veren, örgütlenen, kadınların yanı sıra erkekleri de bilinçlendirmeye çalışan kadınlara “feminist” yaftası yapıştırılmaktadır. Üstelik hiç alakası yokken “erkek düşmanı” anlamı yüklenerek yapılmaktadır bu. Okuyan, akademik ve mesleki kariyerini kişisel çabalarıyla yükselten, özel ve kamusal alanlarda çalışan kadınların sayısı, kadın nüfusuna göre çok azdır. Bunda kadınların bilinçsizliği, dini baskılar ve kadınların kolaycılığı seçmesi önemli bir faktördür. Ama, erkek egemenlerin ikinci sınıf muamele görmekten rahatsız olmayan, erkeğin kurallarına göre hareket eden, öyle “hak, hukuk, eşitlik, özgürlük” gibi kavramların ne olduğunu bile bilmeyen bir çok kadınla (hatta aynı evde) hayatını yaşamayı tercih etmesi de, bunda büyük rol oynamaktadır.
Ülkemizin aydınlığa çıkması, kadın-erkek birlikte mücadele etmesi, taşın altına beraberce el koymaları ile mümkündür.
Bunun için de erkeklerin, kadınların yüksek ökçeli pabuçlarıyla ilgilendikleri kadar, beyinleri ile de ilgilenmeleri,
Üretime katılmalarını sağlamaları,
Ülke yönetiminde söz sahibi olmaları için fırsat eşitliğine olanak tanımaları gerekmektedir.
Aksi halde, kadınlarımız yüksek ökçeli pabuç yerine, emperyalistlerin postallarını giymek zorunda kalacaktır.
Yüksel Erdoğru
Ayağında Yüksek Ökçeli pabuçlar Var


Yaşamın Renkleri
Yayın Saati: 8 Kasım Pazartesi 14:00



