SABAHA SORMA
güneş şahit,
öğle üzeriydi
sıcaktı
ellerimiz birbirine değdiğinde
ve gözlerimiz
gözlerdeki kıvılcımlarmıydı yangını başlatan?
güneşe sor, bir de yüreğine..
yollar şahit,
çağırdık birbirimizi
uzun bir yolculuğun, kısa yolu
kıvrım kıvrım, bildik ve yabancı
ne çok konuşmuştuk
hiç konuşmadan..
yüreklerimiz tanıdık, yüzlerimiz yabancı
arkada toz bulutu izleri silen
yollara sor, bir de yüreğine..
gece şahit,
kurbağalar da
ve ay
hangimizdik daha çok susayan
sen içtikçe beni susatan
dudaklarındaki tuzmuydu?
beni bekleyen vücudunu gördüm
göl ve gölgeler arasında
aşk kokusu dolmuştu odana
günahlarımdan soyundum çırılçıplak
nasıl bir ruh hali, nasıl bir istek
çift bedende tek yürek
en kuytusunda aşkın
teninle tenimi yaktın
sen şarap gibi içtin
ben daha bir hoyrattım.
yorgun bedenler ve hala aç
geceye sor, bir de yüreğine..
aynalar şahit,
ve tenim
tenimde mor güller açtıran diş izlerin
sabaha sorma
gözlerine bakmaya utanıyorum..
Yüksel Erdoğru
Sabaha Sorma



Yaşamın Renkleri
Yayın Saati: 8 Kasım Pazartesi 14:00



