Sunday, May 20th

Last update08:41:35 PM GMT

You are here:: MARMARİS Hukuk Zaferiniz Kutlu Olsun

Hukuk Zaferiniz Kutlu Olsun

e-Posta Yazdır PDF

Dört aydır kaçıncı gidişim sayısını unuttum.  Artık Yuvarlak Çayı bekleyen kadınlarla akrabadan ileri olduk.Zaten onlar da her karşılaşmamızda bana  “Hoş geldin Kadın Arkadaşım” diye sarılıyor. Kimisi bebesini sırtındaki dolağa koymuş, kimisinin kucağında. Aralarında yaşları, yaşlı sınırının üstünde ama yürekleri genç, bastonuna dayanarak gelmiş kadınlar da var. Baktığın her yüzde azmin ışıltısını, gözlerde sahiplenmeye karar vermişliğin pırıltısını görüyorsun.  Erkeklerin çoğu tarlada, bahçede; kadınlar ise vatan toprağını bekleyen askerler gibi Yuvarlak Çay’ın başında nöbette. Kadınlar evlerine gitmeyip, gece bile derme-çatma çadırlarda nöbetleşe uyuyorlar.


Koca gövdeli bir ağacın çevresine kazıklar çakıp etrafını telle çevirmişler.  Bu tellere de rengarenk bez parçaları asmışlar.  Nedenini soruyorum elinden bastonunu hiç bırakmayan kadın arkadaşıma.  “Bu adamlar türbelerin kutsallığına inananlardan.  Hani gidip adakta falan bulunuyorlar ya, hah işte öyle.  Bu çaputları görünce ‘Bu köylülerin kutsal ağacıymış’ deyip kesmekten vazgeçsinler diye yaptık.” Diyor.  “Hepsine yapmaya kalkışmayın; niyetinizi anlarlar” diyorum.  Kıkırdıyoruz.


Yuvarlak çay Muğla’nın Pınarköy’ünden doğup Köyceğiz Gölü’ne dökülüyor.  Bu çayı boşa akan ve sadece “çay demlemeye yarayan”  bir su zanneden zihniyet, HES için 48 yıl ürerim yapılmasına izin vermiş. EPDK kime vermiş bu izni?  Tabii ki isminin başında “Ak” bulunan Akfen Holdinge bağlı Beyobası Enerji Üretimi A.Ş.tine. İyi de, birincisi burası Özel Çevre Koruma alanı içinde. Her yıl 200-300 bin yerli ve yabancı turistin geldiği bir bölge. İkincisi, Akarsuların çevresindeki topraklar eşsiz bitki örtülerini, yaban hayvanlarını, yani biyolojik çeşitliliği barındırıyor.  Enerji üretimi adı altında rant üretmek için verilen bu iznin, doğal hayatı tahrip edeceği ve bitki örtüsüne zarar vereceği konusunda tüm otoriteler hemfikir. Çünkü Yuvarlak Çay bu bölgede yaşayan insanların, hayvan ve bitkilerin yaşam kaynağı. Evlerinde kullanacakları içme suyundan tutun da, hayvanların, bağ ve bahçelerin, narenciye ağaçlarının su ihtiyaçları bu çaydan karşılanıyor.  Suyun tutulmasıyla meydana gelecek 6-7 derecelik bir ısı değişikliğinin hem ekolojik hem de ekonomik dengeleri bozacağı biliniyor. 4 ay önce koca koca ağaçlar kesilmeye başlanınca, köylüler de hem mahkemeye müracaat ediyorlar hem de direnmeye başlıyorlar.





Gündüzleri pek yalnız sayılmazlar.  Başta Tema Vakfı bölge temsilcileri olmak üzere, çevreciler, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti örgütleri her gün akın-akın destek için Yuvarlak Çay’a  gidiyorlar. 1 Nisan günü de Tema Vakfı’nın kurucusu Hayrettin Karaca Yuvarlak Çay’a geldiğinde köylülerle birlikte aralarında bizim de olduğumuz coşkulu bir kalabalık onu bekliyordu.  Adım-adım bütün çevreyi dolaşan Hayrettin Karaca köylülerden bilgi aldı.






Özellikle kadınları büyük bir dikkatle dinleyen ve ara ara da şakalar yapan Karaca, “Ben gerçekten sizlerin azminize hayranım. İşte Kurtuluş Savaşında da kadınlarımız böyle çalıştığı için bu ulus doğmuştu” dedi.  Konuşmasını, “Bugüne kadar devlete açtığımız davaların 62’sini kazandık. Mahkeme ‘Evet devlet yasaları uygulamıyor; yanlış yapıyor’ dedi. Şu an sizin bu haklı davayı kazanacağınıza yürekten inanıyorum. Bu mücadelenizde başından beri sizin yanınızdayım. Bugün burayı görünce geleceğimizden bir kez daha emin oldum” diye sürdüren Karaca, “Bakınız çok uzak değil, yakın zaman önce bir babayiğit çıktı ‘Babalar gibi satarım’ dedi ve ülkeyi parça parça sattılar.  Şimdi de sularımızı ve su kayaklarımızı satıyorlar.  Siyasi iktidar dış güçlerin dediklerini yapmaya çalışırken ülke sorunlarını unuttu. Ben diyorum ki bir dahaki seçimlerde iktidar bile olamayacaklar. Ben her gezdiğim şehir ve köylerde gençlerin o parlayan yüzleriyle karşılaşıyorum. İnsanlarımız sorgulamaya başladı. Bu da beni mutlandırıyor ve umutlandırıyor. Bir kez daha bu haklı mücadelede emeği geçen herkese teşekkür ediyor, haklı eylemlerinden vazgeçmeyerek daha da güçlenerek devam etmelerini canı gönülden istiyorum. Siz gençler oldukça mücadelemiz devam edecektir” dedi.


Birlikte yaptıkları söyleşilerin tadı damaklarında kalan köylüler Karaca’ya “Neden hocamız Muazzez İlmiye Çığ’ı getirmediniz?” dediler. Hayrettin Karaca, “O bugün başkasına kaçtı.  Ama ben 89 yaşında hala genç ve çapkın bir erkeğim; ben de ona ihanet edeceğim” dedi.  Ve şöyle bir gözlerini etrafta gezdirip kurban olarak beni seçti; “Gel kız buraya İlmiye’ye ihanet edeceğim” dedi.  Yanına gittim. “Senin ihanet edeceğin adam var mı?” dedi.  “Evet var” dedim.  Bir kahkaha attı, “hadi o zaman ikimiz de ihanet edelim” dedi. Flaşlar patlayıp kameralar çalışırken, “Yok öyle yanımda durarak olmaz; at bakim şu kolunu boynuma, bir de sarıl ki ihanetimiz gerçekçi olsun” dedi.  Aşağıdaki fotoğraf ihanetin belgesidir.





3 Aralık 2009 tarihinden beri nöbet tutan köylüler, Muğla 1.İdare Mahkemesinden “Yürütmeyi durdurma kararı” çıktığını dün öğrendiler ve büyük bir sevinç yaşadılar.  Yuvarlak Çay’a sahip çıkanların hukuksal zaferi “Dava konusu işlemin niteliği ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğurabilecek nitelikte bulunması nedeniyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar, dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi” şeklindeki kararla tescillenmiş oldu.


Bu karar da gösteriyor ki, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) nun HES lisanslarını iptal etmesi, su havzalarını yeniden gözden geçirmesi ve çevreye en az zarar verecek yerleri saptanması gerekmektedir.  Aksi takdirde kontrolsüz şekilde yürütülen ve rant üretecek olan HES projelerini mahkemeler tek tek iptal edecektir.


Yüksel Erdoğru


Yorumlar  

 
0 #11 2010-04-29 13:42
Sizi ve sizinle bu yolda "azimle" yürüyenleri kutlarız. Çünkü, hukukun hakim unsur olmadığı ve "nadiren tezahür" ettiği bir ülkede "başarınız" gerçekten çok büyük. Ve alkışlanmağa değer. Darısı bu yolda mücadele eden veya "boynu bükük bir akarsu, çay veya dere" için ilgi, alaka ve yardım bekleyen "SİZİN GİBİ" insanların başına!....
Keşke herkes SİZİN gibi olsa...
Mustafa Nevruz SINACI & Galip BARAN & Prof. Dr. İsa KAYACAN
Alıntı
 
 
+1 #10 2010-04-19 08:18
ellerinize dilinize hsağlık... başından bu güne kadar geçen süreci ne kadar güzel kaleme almışsınız... Rağmenlere rağmen hukuki zaferi kazandık.bundan sonrası hiçte zor gelmiyor bana .. saygılılarımla...
Alıntı
 
 
+1 #9 2010-04-16 14:38
Bu gibi çalışmalarda emek veren-ter döken,tüm kardeşlerimi candan kutluyorum.Ayrıca sayın Erdoğdu ve Karaca'ya sevgi saygı hürmetlerimi sunarım.İnşallah bu yaptıklarınız diğer insanlarada örnek olurda;ben yaptım oldu diyenlerede KAPAK Olsun.
Alıntı
 
 
+1 #8 2010-04-12 21:07
Birlikten güç kaynaklanır.
Uyanan halkımızı kutlarım.
SAYGILARIMLA...
Alıntı
 
 
+1 #7 2010-04-10 19:44
Doğamızı koruyalım
Doğamızı koruyalım
bana doğayı anlatabilir misin?
Üzerine basılan çiçeğin çığlığını
tepesi yok olan ağacın feryadını
anlatabilir misin?

Bana yok olan ağaçları anlatabilir misin?
İşte dalgınlığım bu sebeptendir
ormandaki balta sesleri acıtır yüreğimi
kıyımın nedenini anlatabilir misin?

Bana yeşilin ve grinin fakını anlatabilir misin?
Dizilen parke taşları gibi keyifli değilim
üzüntüm tek taraflı yeşil kalan ırmak içindir
yaban ördekleri sığınmasız kalmış, nedendir?
Anlatabilir misin?

Çiğdem çiçekleri çiğ düşmüş gonca güller
türk’beleni nin, parfüm kokulu ormanı
acaba hedef’te mi?
kozalak ve tırtıl manzaralı ormanı
koruyacağına söz verebilir misin?
08.08.2001
ZEYNEP AYDINLIOGLU

Zeynep Aydınlı oğlu
Alıntı
 
 
+2 #6 2010-04-10 16:14
GAZANIZ MÜBAREK OLSUN,ÇOK SEVİNDİRİCİ BİR HABER.
ESAS SEVİNİLECEK OLAY İNSANLARIMIZIN,ERKEĞ İ KADINI,KÖYLÜSÜ KENTLİSİ İLE TEPKİLERİNİ DİLE GETİRİP,
BİLİNÇLENİR HALE GELMESİDİR.VATANDAŞLIK GÖREVİNİN UYSALLIKTAN GEÇMEDİĞİNİ,ÜLKEMİZE VE DOĞAMIZA YAPILACAK YANLIŞLARI ÖNLEMEK VE DOĞRULARA SAHİP ÇIKMAKTIR.ÖNAYAK OLANLARADAN ALLAH RAZI GELSİN.
Alıntı
 
 
+2 #5 2010-04-10 13:20
Merhaba,
Hukuk zaferinin sevincine bende bu güzel dizelerle destek olayım bu sevince.
Hayatın dibe battığında en derinlere
Bırakma kendini başının üstünde
Suyun karanlığıyla oynaşan ışığa uzat elini
Tutun sıcaklığına hayatın nefesinden kopup havalanan
Her hava kabarcığı oraya koşuyor bak
Ne duruyorsun haydi sende havalan.(AYDIN ÖZTÜRK)'ÜN dizeleri çok güzel anlatmış.Sevgilerimle.BAŞARILAR DİLERİM.
Alıntı
 
 
0 #4 2010-04-10 13:11
BU ZAFER DEĞİL...AHH AHH..YALNIZCA KURUMSAL BİR KARAR.UYANIN UYANIN
TOPLUMSAL İNFİAAL DURUMLARINADA C.SAVCILIKLARI VE MAHKEMELER GENEL ÇERÇEVE SINIRLARINI BELİRLEYİCİ ÖDEVLER ÜSTLENİRLER.ŞİMDİ;
burada söz konusu olan idari bir kararın gözden geçirilmesidir.tüzüğü ve yönetmeliği hatta bütçesi belirlenmiş bir idari uygulamayı durdurmak ancak uygulama sonuçlarının olumsuzluk yaratması neticesi uygulanır.bknz:(hukukta kuvvetler ayrılığı)
yani olay şudur.bu adamlar bu projeyi hizmettir diyerek çatır çatır yapacak sonra zararlı ise ancak hukuk o zaman toplum sağlığı ve yaşam tehlikesini göz önüne alarak idare kararlarını devam ettirmeme yoluna gider.şimdi olan nedir:çevreciler ve konuya siyasi itirazı olanlar zaman kazanmıştır.bu zamanı değerlendirme konusunda ya sivil toplum örgütleri ve yöre belediye vb.toplum kuruluşları uygulayıcı mercii ye giderek konuyu plandan kaldırma yolunda girişim yapar haa bunu yapmadımı...cemaat ne derse desin o zaman imam bildiğini okuyacaktır.zaman kazandınız yalnızca ..ZAFER değil.
Alıntı
 
 
+1 #3 2010-04-10 13:07
YÜREĞİNİZE SAĞLIK KEŞKE TÜRK OLDUĞUNU SÖYLEYEN HERKES İNSAN OLDUĞUNU İDDİA EDENLERİN TÜMÜ SİZİN YARINIZ KADAR CESUR OLSA YAŞADIĞIMIZ YERLER CENNET OLUR AMA BU SAYDIKLARIM OLMADIĞI İÇİN CENNET VATANI HARABEYE ÇEVİRMELERİNE GÖZ YUMUYORUZ ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM ÖMRÜNÜZE BEREKET
Alıntı
 
 
+1 #2 2010-04-10 13:02
Yüksel hanım ne mutlu..
Dün de Marmaris Osmaniye'de maden araması yapılmaması için yapılan itirazları, Danıştay'ın haklı bulduğunu ve iptal kararı aldığını okudum.
Uğnaşmak.. çabalamak.. olumlu yönde sonuca varabilmek çok çok güzel de, en doğal haklarımızın bile "hakkımız" olduğunu mahkemelerde savunmak zorunda kalmamız kötü.
Bu konulardaki duyarlılığınız ve verdiğiniz emekler için teşekkürler, sağolun.
Sevgi ve saygılarımla..
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile