Sunday, May 20th

Last update08:41:35 PM GMT

You are here:: MARMARİS ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ, ANAYASA’NIN GÜVENCESİNDEDİR

ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ, ANAYASA’NIN GÜVENCESİNDEDİR

e-Posta Yazdır PDF

altCumhuriyet Halk Partisi Marmaris İlçe Örgütü, “Altı Ok” un Anayasaya girmesi nedeniyle 8 Ocak 2010 günü İlçe Başkanı Yamaç Kaya’nın başkanlığında bir araya gelerek basını bilgilendirme toplantısı yaptı.

Yüksel Erdoğru’nun okuduğu yazılı açıklamada; “Atatürk İlke ve Devrimleri” nin Anayasanın güvencesi altında olduğu bir kez daha vurgulandı.

ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİ, ANAYASA’NIN GÜVENCESİNDEDİR

Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet’ten önce var olan, Cumhuriyet devletini kuran, Cumhuriyet’i yaşatan ve Cumhuriyet’le birlikte yaşayan bir partidir.  Cumhuriyet Halk Partisinin misyonunu kavrayabilmek için, Kurtuluş Savaşı mücadelesini, Cumhuriyet ve Devrim Tarihini güvenilir kaynaklardan okuyup araştırmak gerekir.


Cumhuriyet Halk Partisi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından 9 Eylül 1923 tarihinde “Halk Fırkası” adıyla kurulan ilk siyasi partidir. 29 Ekim 1923 tarihinde TBMM’sinde Cumhuriyet ilan edilmiş ve Türk Devletinin bir Cumhuriyet olduğu onaylanmıştır.  Yeni Türk Devletinin yönetim şeklinin Cumhuriyet olarak belirlenmesiyle 1921 Anayasasında hükümet şeklinin Cumhuriyet, dininin İslam, resmi dilinin Türkçe olduğu gibi esaslı değişiklikler yapılmıştı.


Başlangıçta adı Halk Fırkası” olan parti, daha sonra “Cumhuriyet Halk Fırkası” olmuş; 1927 yılında da tüzüğüne “Cumhuriyetçilik”, “Halkçılık”, “Milliyetçilik” ve “Laiklik” ilkelerini eklemişti. Türk devletini kuran irade, Türk hükümetinin programını yapan irade kuşkusuz devrimci bir iradeydi. Onun içindir ki, 1931 yılındaki Kurultay’da daha önceki dört ilkeye “Devletçilik” ve “Devrimcilik” ilkeleri de eklenerek partinin ilkeleri altıya çıkarılmış ve partinin adı da Cumhuriyet Halk Partisi olmuştu.  Bu gün de aynı isimle faaliyet gösteren Cumhuriyet Halk Partisinin siyasi programını oluşturan bu altı ilke, ulusal devrimciliğin yegane programıdır.  Cumhuriyet Halk Partisinin bayrağında altı ok, Türk Devletinin kuruluş programıdır.  İşte 5 Şubat 1937 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasa’sında değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez olan maddelere eklenen ilkeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve var olma ilkeleridir.


Anayasa’nın 4’cü maddesinde aynen (MADDE 4. – Anayasanın 1 inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez) denilmektedir.


İlk üç maddenin neden güvence altına alındığını anlamak için, yukarıda da belirttiğim gibi, tarihi iyi okumak, Cumhuriyet Halk Partisinin misyonunu iyi kavramak gerekir. Bunlar öyle iktidar hırsıyla kamplarda hazırlanan yasalar değildir.  Bunlar öyle sabaha karşı meclisten geçiriliveren kanunlar değildir. O üç maddenin temelinde, Türk milletinin kanını dökerek, canını vererek yaptığı mücadele vardır.  O üç maddede Türk milletinin Cumhuriyetten, laiklikten yana olması; eşit, özgür ve ümmet değil birey olma mücadelesi vardır. O üç maddede, Cumhuriyet devrimleriyle hayata geçirilmiş çağdaşlaşma mücadelesi vardır.  Altı oktan yana olmak ne kadar çağdaşlaşmaktan yana, birey olmaktan yana olmak demekse, uzaklaşmak da sağ kanatta yer almak ve ümmetleşmek demektir.


Bu gün ne yazık ki Türkiye’de 100 yıl öncesine dönmek isteyen sermayeden yana siyasetçiler var.  Öyle bir siyasi yapı kuruldu ki, Türk devletinin düşmanları ve teröristler siyaset yapabiliyor ama Atatürk’ün devrimci olduğunu söylemek bile suç sayılıyor.  Emperyalistler ve işbirlikçileri yüzünden, Cumhuriyeti savunmak zorunda kaldığımız günlere gelinmiştir.  Bugün ülkemizde yaşanan kaosun ana nedeni budur.  Emperyalistler, içerideki işbirlikçilerin beyinlerini, kalemlerini, ruhlarını para ile mevki ile satın alarak Türkiye’de bir İslam Devleti kurmak istiyorlar.  Kemalistler ise emekten yana olan, kayıtız şartsız halkın egemenliğine dayanan ve Atatürk ilkelerinin uygulandığı bir Cumhuriyet mücadelesindeler.


Cumhuriyet Halk Partisinin amacı, sermayeden yana olan siyaset anlayışını halkla birlikte ortadan kaldırmak, yerine emekten yana olan, halkın egemenliğine dayanan, Kemalist Cumhuriyet’i kayıtsız şartsız egemen kılmaktır.  Bunun için de yine 6 oku Türk devletinin başına geçirmek zorundayız.  Kurtuluş savaşında olduğu gibi yine Türk kadınına büyük görevler düşmektedir.  Dönüştürülecek olan bir İslam Cumhuriyetinde hak ve hürriyetleri yok edilecek, ezilecek, köle yapılacak, Atatürk’ün verdiği tüm kazanımları elinden alınacak olanlar kadınlarımızdır.  Bunun farkında olan kadınlarımın, olmayanları uyandırmak ve bilinçlendirmek vatan ve namus borcudur.

Cumhuriyet Halk Partisi

Marmaris İlçe Örgütü


Basın mensuplarının, kentin siyasi, sosyal, kültürel ve çevresel sorunları ile ilgili sorularını İlçe Başkanı Yamaç Kaya, İl Genel Meclis Üyeleri Dursun Kaplan ve Suat Esen yanıtladılar.


Yüksel Erdoğru


Yorumlar  

 
0 #2 2010-07-08 22:48
siz böyle düsünün bakalim size neler olucak siz gidin bos inanclara inanin sizi kim kurtaricak
Alıntı
 
 
0 #1 2010-02-13 10:26
1980 ihtilalinin Anayasas… Devamını Görıı veya “Cunta” Anayasası lafları sadece “kılıf!” tır, bahanedir… Bu Anayasa bir Kurucu Meclis tarafından hazırlandı ve halk oylamasına sunuldu…Halkın % 90 ının üzerinde bir oyla kabul edildi…Ayrıca, 1983′ ten sonra, seçilen parlamentolar tarafından bu Anayasanın mevcut hükümlerinin yarısından fazlası değiştirildi ve daha çağdaş bir hale getirildi…Bugünkü Siyasal iktidar, Anayasamızın, laik-demokratik Cumhuriyet ilkelerini de değiştirmek istedi, ama bu hevesler Anayasa Mahkemesi’ ne takıldı…Anayasamızın bazı hükümlerinin değiştirilmesi gerekiyorsa, bu maddeler, sistemin daha çağdaş ve demokratik hale getirilmesi için olmalıdır. Örneğin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurumu tamamen bağımsız hale getirilmeli, Yürütme Organının uzantısı Adalet Bakanı ve Müsteşarı bu kuruldan çıkarılmalı…Hakimler in ilk atamaları, terfileri, tayinleri ve teftişleri, tamamen bu Kurula bırakılmalı ve hakim teminatı tam olarak gerçekleştirilmelidi r…1960 Anayasamız bu konuda daha demokratik hükümler getirmişti, ama 1982 Anayasası ile bu konuda daha geri hükümler getirildi…Bunca değişikliği gerçekleştiren Parlamentolar, Yürütme ve Yasama’ nın tamamen bağımsız olması gereken Yargılama Erki üzerindeki etkilerini sürdürebilmek için, bu antidemokratik hükme hiç dokunmadılar…Bugünkü iktidar da Anayasamızda bazı değişlikler gerçekleştirdi, bazısı Anayasa Mahkemesinden döndü, şimdi de bazı değişiklikler yapmak istiyor, ama, hakimleri ve yargıyı tamamen Yürütme Erkinin etkisinden kurtarmak yerine, Yürütmenin Yargı üzerindeki etkinliğini arttırma ve böylece sivil bir diktatörlük gerçekleştirme çabaları içerisindedir… Şükürler olsun ki, onların etkisinde olmayan bağımsız bir Anayasa Mahkememiz var ve kararlarıyla, bugünkü iktidarın bu antidemokratik planlarının ve isteklerinin önünde, demokratik, adil ve hukuki bir engel oluşturmaktadır.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile