
O hızlıdır, düşünür seçik imgelerle;
Ben yavaşım, düşünürüm kopuk imgelerle.
O alıklaşır, seçik imgelerine güvendiğinden;
Ben keskinleşirim, kopuk imgelerime güvensizlikten.
İmgelerine güvendiğinden, uygunluklarını varsayar;
İmgelerime güvensizlikten, uygunluklarını sorgularım.
Uygunluklarını varsayarak, gerçekliği varsayar;
Uygunluklarını sorgulayarak, gerçekliği sorgularım.
Gerçeklik onu yanılttığında, duygularını sorgular;
Gerçeklik beni yanılttığında, duyularımı onaylarım.
Seçik imgeleriyle, hızlı ve alık, sürdürür işini;
Kopuk imgelerimle, yavaş ve keskin, sürdürürüm işimi.
O, kavrayışının yeni bir kargaşasında;
Ben kargaşamın yeni bir kavranışında.
ROBERT GRAVES (d.1895 ) İngiltere
In Broken Images
He is quick, thinking in clear images; I am slow, thinking in broken images. He becomes dull, trusting to his clear images; I become sharp, mistrusting my broken images, Trusting his images, he assumes their relevance; Mistrusting my images, I question their relevance. Assuming their relevance, he assumes the fact, Questioning their relevance, I question the fact. When the fact fails him, he questions his senses; When the fact fails me, I approve my senses. He continues quick and dull in his clear images; I continue slow and sharp in my broken images. He in a new confusion of his understanding; I in a new understanding of my confusion.Robert Graves
www.akilcagi.com
Kopuk İmgelerle


Yaşamın Renkleri
Yayın Saati: 8 Kasım Pazartesi 14:00



