Sunday, May 20th

Last update08:41:35 PM GMT

You are here:: ANI BELCANTO GECESİ

BELCANTO GECESİ

e-Posta Yazdır PDF

Hani "Anlatılmaz, yaşanır" deninilir ya, işte öyle bir gece!..

"Hımmm! bu konser kaçmaz" dedim ve Marmaris'ten İzmir yollarına düştüm.

AKILÇAĞI sitesinde;

( http://www.akilcagi.com/2008/12/22/belcanto-gecesi-konser/ )


24 aralık 2008 tarihinde konser verileceğini,

İzmir Türk-Amerikan Derneğinin organize ettiğini

"Belcanto Gecesi" konserindeki eserleri soprano Arses Yıldızca ve Linet Şaul'un seslendireceklerini, onlara uçan parmakları ile Özlem Ebesek'in piyanoda eşlik edeceğini okudum. Daha ne olsundu? Kendi adıma, yollara düşmek için yeterli nedendi.

Akilcagi yönetimine bu ve benzeri etkinlikleri gün öncesi haber verdiği için teşekkür ediyorum.

Hatasız bir organizasyon

San'ata, sanatçıya değer veren coşkulu bir kalabalık

Özenle seçilmiş esereler ve olağanüstü güzel iki ses

Kulaklarınızdan akıp ruhunuzu doyuran nefis bir müzik...

İlk ara. Sahne boş. Belli ki sanatçılar soluklanıyorlar. Salonda bir alkış kopuyor. Saçları atkuyruğu yapılmış, elinde oyuncağı olan 4-5 yaşlarında bir kız cocuğu önce salondaki konuklara el sallıyor.. Ardı-arkası kesilmeyen alkışları duyunca da reverans yaparak seyirciyi selamlıyor. Yanımdaki hanımefendiye "kim bu minik kız?" diye sorduğumda, "Linet Şaul'un kızı.. kaşla-göz arasında sahneye kaçmış; annesini taklit ediyor" diyor. "sahne tozu yutmak, sahne tozu ile büyümek" böyle bir şey demekki diye geçiriyorum içimden..

Kulise koşuyorum sevgili Özlem'i kutlamak için. Sıcacık kucaklaşıyoruz. Heyecanını, bu karşılaşmadan ne kadar mutlu olduğunu anlatırken, sahnede pırıl-pırıl ışık saçan gözlerindeki kaygılı puslanma dikkatimi çekiyor. "Her şey o kadar güzel ki, neden üzgün görünüyorsun?" diyorum. "Ahh! evet.. kızım hasta, ateşi var, ilacını içmiyormuş" deyip 4-5 yaşlarındaki kızının karşısına oturuyor.. "Bak canım, senin vücuduna mikrop girmiş. Vücudun mikroplarla savaştığı için ateşin yükseliyor. Ya mikroplar seni yenecek, ya da sen onları.. Eğer ilacını içersen bu savaşı sen kazanacaksın ve mikropları yeneceksin.. Hadi bitanem......." anne-kızı başbaşa bırakıp sessizce ayrılıyorum yanlarından.

Konserin ikinci bölümü başladığında yine enerjik, yine parmakları piyanoda uçuyor, yine gözleri pırıl - pırıl.. Belli ki savaşı sanatçı anne kazanmış. “Anne” Özlem’i de, “Piyanist” Özlem Ebesek’i de yürekten kutluyorum.

Yüksel Erdoğru



Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile